Ülkemizin içinde bulunduğu, kadının iş gücü piyasasındaki etkinliği ile ilgili kısa dönemli dönüşüm ile, uzayan yaşam süresi ve azalan doğum oranıyla, aile yapısının büyük ailelerden çekirdek aileye doğru geçtiği uzun dönemli dönüşüm, kadının eğitim ve iş gücü piyasasına katılımını artırmaktadır.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verilerine göre, Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı 2018 yılı itibariyle %34 iken (ILOSTAT, 2019), TUİK 2019 Haziran ayı verilerine göre ise kadın istihdam oranı ülke genelinde %39.1’dir (TUIK, 2019). Avrupa Birliği üye ülkeler arasında en düşük kadın istihdam oranına sahip olan İtalya’da, kadınların iş gücüne katılım oranı 2019’un ilk çeyreğinde yüzde 53,7 olup, ülkemiz bu sıralamada İtalya’nın gerisinde kalmaktadır. Kadın istihdamı ekonomik büyümenin sağlanması ve yoksulluğun azaltılması konusunda kayıtlı ekonomide önem arz etmekte olduğundan, hassasiyetle ele alınması gereken bir konudur.

Kadın istihdamını etkileyen en önemli engellerden biri, kurumsal çocuk bakım hizmetlerinin eksikliği olarak görülmektedir. “Erken Çocukluk Eğitimi” olarak da bilinen okul öncesi eğitim, 0-6 yaş arası dönemi kapsayan ve çocukların sosyal ve bilişsel becerileri ile yaratıcılıklarının geliştirilmesine yardımcı olan bir süreçtir. Millî Eğitim Bakanlığı araştırmaları, okul öncesi eğitime katılan çocukların, katılmayan akranlarına göre daha ileri düzeyde bir sosyal performans gösterdiğini ortaya koymaktadır (MEB, 2013). Ancak, okul öncesi katılım oranlarında da Avrupa Birliği üye ülkelerinin gerisinde bir tablo ortaya çıkmaktadır (MEB, 2018; Eurostat, 2019).

Birçok deneysel çalışma, kurumsal çocuk bakımının desteklenmesinin, annelerin iş gücü piyasasına dönmesi ya da katılması için en etkili yollarından biri olduğunu ortaya koymaktadır. Dahası, Avrupa Birliği üye ülkelerinden iyi örneklerin katkılarıyla, akademisyenler, kadınların eğitim imkanlarının güçlendirilmesi, bakım olanaklarının artırılması, iş ve sosyal yaşamda cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve yenilikçi istihdam teşvikleriyle ilgili politikaların, yalnızca kadınların istihdama katılımını artırmak için değil, ayrıca daha tatmin edici, güvenli bir toplum ve buna bağlı olarak da daha sağlıklı aile yapıları ve yaşlanan nüfusun etkilerinin üstesinden gelinmesi için oldukça önemli olduğunun altını çizmektedir (AB, 2016). İstihdam, Eğitim ve Sosyal Politikalar Sektörel Operasyonel Programı (İESP SOP) ise kadının işgücü piyasasına girmesindeki ana engeller arasında, kadınların bakım sorumlulukları olduğunu tanımlamaktadır.

Temelde kayıtlı kadın istihdamını ele alan projemizin ikinci bileşeni olan araştırma faaliyetleri ile, kayıtlı kadın istihdamını destekleyecek şekilde çocuk bakım sorumluluğunun karşılanması üzerine bir politika belgesi hazırlanması hedeflenmektedir. Söz konusu politika belgesinin hazırlanması için bir dizi etkinliğin ve mali destek programının çıktılarından faydalanılacaktır.

Bu etkinliklerin ilk basamağı, hem ülkemiz hem de Avrupa’daki mevcut durumun, alandaki iyi uygulamaların ve Türkiye’deki yasal düzenlemelerin analizini içerecek olan 2 araştırma raporunun hazırlanmasıdır. Hazırlanacak olan raporların, politika belgesine sağlayacağı katkının yanı sıra, sosyal paydaşlar için de özetleyici bir doküman olması beklenmektedir.

Araştırma faaliyetlerinin ikinci basamağı ise, Türkiye ve Avrupa’daki sosyal paydaşlar ve alan uzmanları ile gerçekleştirilecek olan 1 konferans ve 2 çalıştaydır. Konferans ile kayıtlı kadın istihdamı alanındaki paydaşların bir araya geldiği bir platform sağlanması ve kamuoyunda farkındalık oluşturulması hedeflenmektedir. Konferansın hemen akabinde gerçekleştirilecek olan 1. çalıştayda ebeveynlerin çalışma saatleri, ebeveyn izinleri ile ilgili sorunlar ve işten ayrılma gibi işgücü piyasasında karşılaşılan sorunlar, işgören ve işveren arasında uzlaşma mekanizmaları ele alınacaktır. 2. çalıştayda ise konuyla ilgili tüm paydaşların, Avrupa’daki iyi uygulamaları göz önünde bulundurarak, Türkiye’deki mevcut bakım hizmetleri için yeni sigorta alternatiflerini konuşabilmesi, çalışan ebeveynlerin sosyal korunması için yenilikçi yöntemleri tartışabilmesi için elverişli bir ortam sağlanacaktır.

Araştırma faaliyetlerinin üçüncü basamağında ise, iş yaşam dengesi, ebeveynlik hakları, bakım için sigorta modelleri üzerine iyi uygulamaların incelenmesi için Avrupa ülkelerine gerçekleştirilecek olan 3 çalışma ziyareti ile alternatif modellerin göz önünde bulundurulması sağlanacaktır. Bu faaliyet sayesinde araştırma raporları ve çalıştaylarda geliştirilen çıktıların uygulanabilirliğinin sorgulanması mümkün olacak, politika yapıcıların ve karar vericilerin alternatif modelleri değerlendirmesine de fırsat sağlanarak, politika belgesinin ülkemize sağlayacağı potansiyel katkıyı bir üst seviyeye taşınacaktır.

Bu üç basamağa ek olarak, hazırlanacak olan etki analizi ile mali destek operasyonunun verimliliği ölçülerek, kayıtlı kadın istihdamının teşviki için alternatif modellerin test edilmesi ile operasyonun sürdürülebilirliğine katkı sağlanacaktır.

Bu üç basamaklı araştırma çalışmaları ve etki analizinden elde edilen çıktılar bir araya getirilerek, projemizin en önemli çıktısı olan politika belgesi hazırlanacaktır. Söz konusu politika belgesinin sunması hedeflenen, kurumsal çocuk bakımının desteklenmesi aracılığıyla kayıtlı kadın istihdamının artırılması için somut modelin, çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi ile sürdürülebilir büyümeye etki sağlaması beklenmektedir.